Bu Blogda Ara

F-22 Raptor: İlkler

 

F-22 Raptor

Hala teknolojik üstünlüğü geçilememiş olan F-22 savaş uçağı ilk defa gökyüzüyle buluşurken bir çok teknolojik yenilikle birlikte geliyordu.. İşte bunlardan bazılarını sizlerle paylaşalım:


  • Stealth + yüksek performans kombinasyonu 
    F-22, sadece radarda zor görünen bir uçak değil; stealth özelliğini yüksek hız, yüksek irtifa ve olağanüstü manevra kabiliyetiyle birleştirmek için tasarlandı. Bu kombinasyon onu döneminin diğer savaş uçaklarından ayırdı.

  • Supercruise 
    F-22, art yakıcıları sürekli kullanmadan süpersonik hızda uçabilir. Buna supercruise denir. Bu sayede uzun süre yüksek hızda uçarken yakıt tüketimi ve motor ısısı art yakıcı kullanımına göre daha düşük tutulabilir.

  • Thrust vectoring 
    F-22'nin F119 motorlarının egzoz nozulları yön değiştirerek itki vektörlemesi yapabilir. Böylece uçak, klasik aerodinamik kumandalara ek olarak motor itkisinin yönünü kullanarak çok yüksek hücum açılarında manevra yapabilir.

  • Sensör füzyonu 
    F-22, radar, elektronik destek sistemleri ve diğer sensörlerden gelen bilgileri pilot için daha birleşik ve anlaşılır bir taktik resme dönüştürmek üzere tasarlandı. Pilotun farklı sistemlerden gelen bilgileri tek tek yorumlama yükünü azaltması büyük bir avantajdı.

  • Dahili silah yuvaları 
    Füzeler ve bombalar mümkün olduğunca gövdenin içine taşınır. Böylece dışarıda silah veya büyük mühimmat podları bulunmadığından radar görünürlüğü ve aerodinamik sürükleme azaltılır. Bu, stealth tasarımının temel parçalarından biridir.


F-16 Fighting Falcon: İlkler

 

F-16 Fighting Falcon

F-16 Fighting Falcon döneminin en teknolojik savaş uçaklarından birisiydi. Daha önce denenmemiş bir çok teknolojik özelliği bünyesinde barındıran bu savaş uçağına ait 5 önemli ilki sizlerle paylaşalım:

  • Fly-by-wire sistemi 
    F-16, geleneksel mekanik kumandalar yerine dijital fly-by-wire sistemini kullanan ilk operasyonel savaş uçaklarından biriydi. Pilotun kumandaları bilgisayarlar tarafından işlenerek kontrol yüzeylerine aktarılıyordu.

  • Yan kumanda kolu (side-stick) 
    Geleneksel orta kumanda kolu yerine pilotun sağ tarafına yerleştirilmiş yan kumanda kolu kullanıldı. Bu, yüksek G altında pilotun uçağı daha rahat kontrol etmesine yardımcı oluyordu.

  • Gevşek statik stabilite 
    F-16, doğal olarak son derece stabil olacak şekilde tasarlanmadı. Bunun yerine bilgisayar kontrollü, aerodinamik olarak daha az stabil bir tasarım kullanıldı. Sonuç: daha yüksek çeviklik ve daha hızlı tepki.

  • Bubble canopy 
    F-16'nın tek parçalı, geniş görüş sağlayan kabarcık tipi kokpiti, pilota özellikle arka ve yan yönlerde olağanüstü görüş sağladı. Yakın hava muharebesinde bu ciddi bir avantajdı.

  • Küçük ve hafif gövde + yüksek itki/ağırlık oranı 
    F-16, ağır bir hava üstünlüğü uçağı yerine hafif ve çevik bir çok amaçlı savaş uçağı olarak tasarlandı. Güçlü motoru ve yaklaşık 1:1'e yaklaşabilen itki/ağırlık oranı, onu döneminin en çevik savaş uçaklarından biri yaptı.


Mig-29 Fulcrum: İlkler

 

Mig-29 Fulcrum


MiG-29 Fulcrum, dönemine göre çok ileri veya dikkat çekici özelliklere sahipti. Sizin için bu özelliklerden 5'ini özetleyelim:

  • Kaska monteli hedefleme sistemi 
    MiG-29'un Shchel-3UM kaska monteli nişangâh sistemi, pilotun baktığı yöne göre füze hedeflemesine yardımcı olabiliyordu. Bu, özellikle yakın hava muharebesinde büyük bir avantajdı.

  • IRST + radar kombinasyonu 
    Burun altında bulunan IRST (kızılötesi arama ve takip) sistemi, radar kullanmadan hava hedeflerini tespit edebiliyordu. Böylece pilot, radarını açmadan da hedef arayabiliyordu.

  • Yüksek hücum açılarında olağanüstü kontrol 
    MiG-29, yüksek hücum açılarında bile oldukça iyi kontrol edilebilecek şekilde tasarlanmıştı. Bu, özellikle yakın manevra muharebesinde uçağın burnunu rakibe çevirebilmesini kolaylaştırıyordu.

  • Motor hava girişlerinin özel tasarımı 
    MiG-29'un ana hava girişleri kapatılabildiği için uçak, bozuk veya yabancı madde bulunan pistlerden çalışırken motorların zarar görme riskini azaltabiliyordu. Bunun yerine motorlara hava sağlayan üst kısımdaki yardımcı girişler kullanılabiliyordu.

  • Düşük seviyede bile yüksek manevra kabiliyeti 
    MiG-29'un aerodinamik tasarımı, güçlü motorları ve yüksek itki/ağırlık oranı birlikte çalışarak uçağa döneminin savaş uçakları arasında çok etkileyici bir çeviklik kazandırdı.